PSİKOTERAPİST

klinik psikolog sena duruk

AKTİF ÇALIŞMA

Eşlik Psikoloji'de Psikoterapist - Klinik Psikolog

YÜKSEK LİSANS

Üsküdar Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans

LİSANS

Yeditepe Üniversitesi Psikoloji Lisansı

TERAPİ ALANLARI

BİREYSEL TERAPİ ONLINE TERAPİ CİNSEL TERAPİ ÇİFT-EŞ TERAPİSİ ERGEN TERAPİSİ

Uzmanlığını tamamladığı ve klinik olarak çalıştığı alanlar...

PSİKOBLOG | Psikolojiye dair her şey bu blogta!

DUYGULARINIZA TEMAS ETMEKTEN KORKMAYIN!

"Bazen kim olduğumuzu bulmamız için kendimizi kaybetmemiz gerekir."

Paulo Coelho

HAKKINDA

Sena Duruk
Yeditepe Üniversitesi’nde Psikoloji lisans eğitimini 2015 yılında tamamlayan Sena Duruk, 2018 yılında Üsküdar Üniversitesi’nde tezli yüksek lisans programını bitirerek Klinik Psikoloji alanında uzmanlığını aldı. Lisans eğitimi boyunca sosyal derneklerde aktif üyelik ve gönüllü çalışmalar yaptı. Eğitim alanında staj yaparak çocuklarla da çalışma imkânı bulmuştur ancak ergen ve yetişkin bireylerle çalışmalarına odaklanmak istediğine karar vererek eğitimine de bu yönde devam etti. Lisans eğitimini bitirdikten sonra 100 saatlik Cinsel Terapi Eğitimi ve 72 saatlik Evlilik ve Çift Terapisi Eğitimi programlarını tamamladı. 2016 yılında Kişilik Bozukluklarının Psikanalitik Psikoterapisi Masterson Yaklaşımı Eğitimi’nin 7 ay(112 saat) süren teorik eğitimini ve eğitim bitiminde başlayan 1 yıllık süpervizyon sürecini tamamladı. Hâlen süpervizyon almaya devam etmektedir. Klinik stajlarını Fransız Lape Hastanesi ve NP İstanbul Beyin hastanesinde yaptı. 2016 yılında Stajyer Psikolog olarak başladığı Eşlik Psikoloji Danışmanlık ve Eğitim Merkezinde Uzman Klinik Psikolog olarak ergen ve yetişkin bireylerle çalışmalarına devam etmektedir.

Uzman Klinik Psikolog

SENA DURUK

ÇALIŞMA ALANLARI

Bireysel Terapi

En genel tanımıyla danışan ve terapist arasında birebir olarak ilerleyen, etik kurallara uygun bir şekilde terapist ve danışan arasında güvene dayalı terapötik bir ilişkiyle çerçevelendirilen psikoterapi sürecine Bireysel Terapi denir. Bireysel terapi geniş bir konu yelpazesine sahiptir ve danışan kendi istediği konuları terapi odasına taşımakta özgürdür. Özgüven sorunları, bağlanma problemleri, değişen yaşam koşulları, günlük hayatta strese sebep olabilecek risk faktörleri, kaygı bozuklukları, yalnızlık, kendini tanıma, panik bozukluklar, travmatik yaşantılar, iletişim problemleri, kayıp/yas, değişen iş/çevre koşulları, karmaşık duygular, öfke problemleri, güven problemleri gibi sıralanabilecek pek çok konuyu kapsar. Bu tip konular bireye kendini çıkmaza düşmüş gibi hissettirebilir, hayatındaki işlevselliğini sekteye uğratabilir hatta tüm hayat düzenini bozabilir. Veya uzundur bu zorluklarla yaşıyor olmak artık bireyi yormuş ve yıpratmış olabilir. Bu gibi dönemlerde insan hayatında psikoterapi çok büyük rol oynar. Bu ve benzeri konuları konuşmak, içinde bulundukları durumu anlamak, anlamlandırmak, çözmek, kendini keşfetmek ve tanımak için bireysel terapi ve psikoterapi uygulanır.
Cinsel Terapi

Cinsel Terapi

Çift arasındaki mevcut cinsel problemi çözmek amacı ile cinsel sorunlar hakkında özel eğitim almış terapistler tarafından yürütülen konuşma terapisinden oluşan sürece cinsel terapi denmektedir.

Cinsel sorunlar kişi ayırt etmeksizin çeşitli nedenlerle yaşanabilir. Problemin kökenine inildiğinde biyolojik sebepler kadar psikolojik, kültürel hatta ilişkisel sebeplerle de karşılaşılabilir. Terapi sürecinin gidişatı bireylerin terapiye olan inançlarından ve isteklerinden etkilenir ve terapi süresi buna bağlı olarak değişiklik gösterebilir.

Kadınlarda en sık vajinismus görülmekle birlikte cinsel uyarılma bozukluğuna, orgazm bozukluğuna ve ağrılı cinsel ilişkiye rastlamak mümkündür. Erkeklerde ise görülme sıklığında ilk sıralarda erken boşalma ve ereksiyon problemleri görülmesinin yanı sıra orgazm bozukluğuna da rastlanır. Çeşitli nedenlerden kaynaklı olarak hem kadınlarda hem de erkeklerde cinsel istek bozukluklarıyla karşılaşılabilir.

Psikolojik sebeplerle yaşanılan cinsel işlev bozukluklarına günümüzde çok sık karşılaşılmaktadır. Bu durum beraberinde sağlıksız ilişkiler, boşanmalar ve mutsuz birliktelikler getirmektedir. Çiftler bu problemleri konuşmaktan çekinmemeli, çözmek için yardım almayı mutlaka göz önünde bulundurmalıdır.

Çift-Eş Terapisi

Çift-Eş terapisi hem bireyler hem de çiftler için ilişkisel problemleri çözmek, çatıştıkları noktalarda uzlaşabilmek, duygusal farklılıklarının yarattığı içsel süreçleri anlamak, anlamlandırmak ve iyileştirmek için yürütülen terapilerdir. Her çiftin ilişki dinamiği kendine özgüdür, bu sebeple her süreç kendi özgü dinamiğine odaklanarak şekillenir. Bu terapi süreci sadece çift çıkmaza girdiği zaman değil, çıkmaza girmemek ve yaşanabilecek olası ilişkisel sorunlardan korunmak için de başlatılabilir. Çiftlere birbirlerini gerçekten dinlemek ve anlamak için suçlamaktan uzak bir alan sağlar. Çiftler arasında sıklıkla karşılaşılan sorunlar; küçük tartışmaların süreklilik kazanması, iletişim problemleri, uyumsuzluk, cinsel problemler, güven sorunları ve aldatma şeklinde sıralanabilir. Bazen ilişkide sorunlar olduğunu kabul etmek ve çift-eş terapisine gitmeye karar vermek ilişkiniz için büyük ve zorlayıcı bir adım olabilir. Kafa karıştırıcı gelebilir. Yaygın olarak karşılaştığımız kaygı ise terapistin eşlerden birinin tarafını destekleyeceği yönündedir. Terapideki esas nokta çifte tarafsız ve yargılamasız bir iletişim kanalı oluşturarak ilişkilerinde tıkanan noktalarda akış sağlamak olduğu için yanlı bir tutum sergilenmesi gibi bir tehlike söz konusu değildir. Her ilişki biricik ve kendine özel olduğundan terapinin süresi ve sıklığı bu dinamiğe bağlı olarak değişiklik gösterebilir.  

Ergen Terapisi

Ergenlik dönemi son derece karmaşık ve duygusal olarak zor bir süreçtir. Çocuk olmak ve yetişkin olmak arasında hem fiziksel, hem zihinsel hem de duygusal olarak köprü olan ve kişiyi arada sıkışıp bırakan bir dönemdir. Bunlara akran baskısı, çevrenin kıyaslayıcı yorumları ve aile ile olan iletişim zorlukları girdiği zaman gençler bu duygulanımları anlamakta ve baş etmekte güçlükleri çekebiliyor, ciddi çatışmalar yaşayabiliyor. Bu süreci daha anlamlı kılmak, yaşanılan değişimlere adaptasyon sağlamak, bireyleşen ergene sağlıklı ve tarafsız bir eşlik sağlayabilmek için psikoterapi kilit bir role sahiptir.

Büyümek beraberinde hata yapmayı, zaman zaman yanlış kararlar vermeyi, kayıpları ve ayrışmaları getirir. Tüm bunlarla baş etmek henüz ona hazır olmayan bir birey için fazla zorlayıcı ve ebeveynler için korkutucu gelebilir. Ergene sağlıklı sınırlar içerisinde hata yapabilme ve yanlış karar verebilme kanalı açmak, ergenin kendiliğinin oluşması, kendi tercihlerini yapabilmesi, sorumluluklarını alabilmesi ve özgüvenini sağlıklı geliştirmesi için, ebeveynin ise kaygılı ve korkulu durumunun huzurlu ve güvenli bir duruma geçmesi için psikoterapi çok önemlidir.

Ergenlik sürecindeki gençler görülmek ve duyulmak ister. Günlük hayatlarının dışından biriyle güvenli bir alanda konuşmak ve dinlenilmek ister, o alan bir limanmış gibi oraya sığınmak isterler. Büyümeye, bireyleşmeye, değişen bedene ve hayata adapte olmak için ihtiyaç duydukları zamanı ve alanı onlara Ergen Terapisi ile sağlayabilirsiniz.

Online Terapi

Teknolojik imkânlar sayesinde psikoterapi seanslarının dijital ortamda görüntülü konuşma aracılığı ile gerçekleştirilmesidir. Danışanın kendini rahat hissettiği ve yalnız olduğu sessiz bir ortamda seanslar telefon, tablet veya bilgisayar üzerinden yapılır. Genellikle farklı şehirlerde veya ülkelerde olma durumlarında tercih edilen bir yöntemdir. Online Terapi’de psikoterapi süreci bireysel terapide olduğu gibi terapist ve danışan arasındaki güvene dayalı ilişki ile çerçevelendirilir ve aynı kurallar geçerlidir.

Başvurunuz ve online terapiye başlamanız durumunda terapi sürecinize dair tüm bilgileriniz gizli tutulur.

E-posta ya da telefon yoluyla iletişime geçerek Online Terapi randevunuzu oluşturabilirsiniz.

e-posta: pisikolog@senaduruk.com

SIK SORULAN SORULAR

Psikolog kime denir?

Üniversitelerin 4 yıllık Psikoloji bölümünde lisans öğrenimini tamamlayan kişiler psikolog ünvanını alır. Psikoloji eğitimleri boyunca insanların davranışlarını, zihinsel süreçlerini ve duygusal durumlarını anlama ve değerlendirmeye yönelik bilimsel bir eğitim alırlar.

Klinik Psikolog kime denir?

4 yıllık lisans eğitimini tamamlayan psikologlar, psikolojinin alt dallarından birinde yüksek lisans yaparak çalışmak istedikleri esas alanda uzmanlıklarını alırlar. Klinik Psikoloji de bu alt dallardan biridir ve 2 yıllık Klinik Psikoloji Yüksek Lisans programını tamamlayan psikologlar Klinik Psikolog ünvanını alır.

Psikoterapi nedir?

Klinik Psikologların ya da psikiyatristlerin gerekli eğitimi aldıktan sonra bireyin kendini tanıması, anlaması, anlamlandırması ve sorunları çözmesine yönelik uyguladıkları konuşma ve işbirliği sürecine psikoterapi denir. Psikoterapi, danışan-terapist arasında etik kurallara
göre şekillenen güvene dayalı terapötik ve tedavi edici bir ilişki ile çerçevelendirilir. Bu yüzden de arkadaşlarla, sevilen bir tanıdıkla veya aile ile yapılan sohbetlerden tamamen farklıdır. Psikoterapi sürecinde bireyin beklentisi sadece iyi hissetmek, onaylanmak, motive edilmek ya da terapistin çözüm yolunu söyleyerek onu yönlendirmesi olabilir. Ancak süreç bu şekilde ve sadece iyi hissettirmeye yönelik işlememektedir. Bazen bireyin kendi cevaplarını bulması ve kendini tanıması, anlaması için gerekli olan negatif duygularıyla da çalışmaktır.

Terapiye neden düzenli olarak gelmek gerekir?

Terapinin sağlıklı sonuçlanabilmesi için, danışan ile terapist arasında güvene dayalı bir ilişki kurulması, danışanın anlaşıldığını ve kabul edildiğini hissetmesi gerekir. Bu şekilde bir ilişkinin kurulabilmesi  için de danışanın düzenli olarak terapiye devam etmesi önerilir. Dinamik bir süreç olan terapi boyunca terapist, danışandaki değişimleri takip eder.

Başvurduğunuz sıkıntının ciddiyeti, bu sıkıntının ne kadar zamandır devam ettiği ve sıkıntınızın ne olduğuna bağlı olarak terapinin süresi değişebilir. Genelde bu sıklık haftada birdir ancak her danışan kendi terapistinin önerdiği zaman dilimlerine uymalıdır.

Terapi başı ve sonu olan bir süreçtir,  ilaç kullanımında olduğu gibi terapiyi sonlandırmaya da terapistinizin karar vermesi gerekir.

Psikoterapi seanslarının süresi ve sıklığı nedir?

Psikoterapi seansları 50 dakika sürmekte ve genel olarak haftada bir yapılmaktadır. Seans sıklığı terapist ve danışanın ortak kararına göre düzenlenmektedir. Psikoterapinin süresi danışanın terapi odasına getirdiği konulara ve uygulanılan tekniğe göre değişiklik göstermektedir. Sürecin sağlıklı ve verimli ilerlemesi açısından danışanın terapiye devamlılığı, seans kaçırmaması ve seans saatlerine zamanında gelmesi esastır.

Psikolog ile Psikiyatrist arasındaki fark nedir?

Birçok insan tarafından da bilindiği üzere en genel fark psikiyatristler tedavi sürecinde ilaç yazabilir, psikologlar ise eğitimlerini tamamladıkları terapi teknikleri ile psikoterapi süreci yürüterek ilaçsız tedavi uygularlar. Bunun temelinde yatan sebep psikiyatristler Tıp Fakültesi mezunu olup, psikiyatri alanında uzmanlıklarını tamamlamış olan doktorlardır. Psikiyatristler ve psikologlar çalışma teknikleri açısından birçok hastalıkta birbirlerini tamamlayıcı ve destekleyici bir uyum içerisinde çalışırlar.

psikoblog

Psikolojiye dair her şey bu blog'da

5-6 Ekim Masterson Konferansı

5-6 Ekim Masterson Konferansı Nişantaşı PsikologAtaşehir PsikologBağdat caddesi Psikolog Ekim ayının başında uzunca bir süredir emek vererek hazırlandığımız Masterson Yaklaşımı ve Kişilik Bozuklukları Konferansı’mızı gerçekleştirdik. Uluslararası bir konferans niteliği taşıyan etkinliğimizde yurt içinden ve yurt dışından birçok değerli hocamız katıldı. Masterson Enstitüsü Türkiye olarak uluslararası fakülte üyelerimizi katılımcı ve konuşmacı olarak misafir ettik. Konferansımızın ilk gününde…

DEPRESYONDA MIYIM?

DEPRESYONDA MIYIM? Ümitsizlik ve değersizlik hisleri depresyonun en sık görülen semptomları arasındadır. İnsanların kendilerini üzgün, kötü hissettikleri dönemlerle depresyonda olup olmadıklarını ayırt etmeleri bu yüzden zor olabilir. Bireyler bazen kendilerini üzgün sandıkları bir dönemde aslında depresyonda olabilirler, bazen de depresyonda olduklarını düşündükleri bir dönemde aslında karmaşık bir dönemden geçtiklerinden üzgün hissediyor olabilirler. Bu ikisini karıştırmak…

PSİKOLOĞA GİTMEM GEREKİYOR MU?

PSİKOLOĞA GİTMEM GEREKİYOR MU? Hayatta zorluklarla karşılaşılmayan anlar çok nadirdir. Herkes stres, üzüntü, yas ve çatışma dönemleri yaşar. Bu yüzden böyle hissettiğinizde bir uzmandan yardım almanın zamanının gelip gelmediğini bilmek zor olabilir. Ama öyle anlar vardır ki, devam etmenin mümkün olmadığını düşündürtecek kadar zorlayıcıdır. İster çok değer verilen birinin kaybı olsun ister kişiye nefes aldırmayacak…

EĞİTİM & KARİYER

Ataşehir Uzman Psikolog Sena Duruk

Bireysel Terapi, Ergen Terapisi, Cinsel Terapi ve Eş-Çift Terapisi Alanında Uzman Klinik Psikolog Sena Duruk Ataşehir Brandium Rezidans’da Eşlik Psikoloji Terapi Merkezinde Hizmet vermektedir. 

NEREDEYİM

ADRES

Küçükbakkalköy Mahallesi, Şerif Ali Yolu Cd. Brandium Rezidans A Girişi R2 Blok D:102, 34755 Ataşehir/İstanbul

İLETİŞİM
Telefon : 0537 490 96 51

Email : psikolog@senaduruk.com

ÇALIŞMA SAATLERİ

PZRT-CM 10:00 – 18:30

CMRT 10:00 – 14:00